guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2024 Perşembe

Kıbrıslı Efsane Şair Osman Türkay-Yılmaz Parlar

AVRUPAPOST GAZETE <![endif]--> AVRUPAPOST GAZETE

  Kıbrıslı  Efsane Şair Osman Türkay

 Kıbrıs'ın kültürel ve edebi mirasına katkıda bulunan önemli bir isim olan, şiirleriyle insanın ruhunu okşayan, huzur veren, şiirlerinde sevgi, aşk, özlem, vatan sevgisi gibi temaları işlerken, dilin gücünü en iyi şekilde kullanarak bizi duygusal bir şölenin içine sürükleyen kitaplara sığmaz uzayın şairi Osman Türkay, Yazar Semra Eren Nijhar’ın Uzayın Şairi isimli kitabında…


 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ev sahipliğinde 14 Mayıs 2024 Salı günü İBB tarafından yenilenen Beyoğlu İstiklal Caddesindeki Casa Botter Sanat merkezinde Yazar Semra Eren Nijhar’ın Uzayın Şairi kitabını imzalama töreni ve Osman Türkay’ı anma etkinliği düzenlendi.



Etkinliğe, KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, KKTC Konsolosu Ülkü Alemdar, Eski KKTC Diplomat Cahit Kayıaslan (Kuzey Kıbrıs Kültür evi temsilen), Kolleksiyon Kulüp Başkanı Şerif Antepli ve Yönetim Kurul üyeleri, KKTC Diplomatları, Başta olmak üzere Akademisyenler ve elit konuklar katıldı.



KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel açılış konuşmasında Osman Türkay'ın eserlerinde insanın iç dünyasına dair derinlemesine bir yolculuk yaptığımızı, Kıbrıs'ın kültürel ve edebi mirasına katkıda bulunan önemli bir isim olarak dilimize kazandırdığı değerli eserlerle edebiyat dünyasında önemli bir yere ayrıcalıklı bir yere sahip olmayı hak etdiğini dile getirdi.



Şiirlerinde derin duyguları ve içtenliği en saf haliyle yansıtan Türkay’ın, okuyucularını etkileyici bir yolculuğa çıkarmayı başardığını aktardı.

Prof. Dr. Mustafa Özkan edebiyatda ufuk turu attırarak, Osman Türkay’ın edebiyat disiblinler kültürler arası beslenme etkilenme kendini hep yenileyen bir dünya edebiyatcısı olduğunu vurguladı. Şiirlerinden örnekler sundu.



Kıbrıs'ın gururu Osman Türkay'ın eserlerini okumak, insanı duygusal bir yolculuğa çıkaran, içini ısıtan bir deneyimdir. Edebiyat dünyasının nadir ve değerli kalemlerinden biri olan Osman Türkay, eserleriyle yalnızca Kıbrıs'ın değil tüm Türk edebiyatının da gurur kaynağıdır.

Kıbrıs'ın zengin edebiyat geleneği, önemli şairlerden biri olan Osman Türkay'a odaklanan bir araştırma kitabıyla daha da zenginleşiyor.

Araştırmacı yazar Semra Eren-Nijhar kaleme aldığı bu kitapda, Osman Türkay'ın hayatı, eserleri ve edebi mirası üzerine derinlemesine bir inceleme sunuyor. Eren'in özverili çalışması, Türk edebiyatına yaptığı katkılarla tanınan bu önemli şairin eserlerini günümüz okuyucusuna yeniden keşfetme fırsatı sunuyor.



Semra Eren Nijhar öncelikle KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, KKTC Konsolosu Ülkü Alemdar, KKTC İstanbulTemsilciliği diplomatlarına, Osman Türkay’ın yeğeni Tuncay Özdoğanoğlu’na , Osman Türkay ailesine teşekkürlerini sundu.

Kitap, Osman Türkay'ın şairane dünyasını anlamak ve değerini takdir etmek isteyenler için kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.

Semra Eren Nijhar  'in titiz araştırması, Türkay'ın şiirlerindeki derinlikleri, duygusal zenginliği ve edebi ustalığı incelerken, onun hayatına ve döneminin sosyo-kültürel bağlamına da ışık tutuyor. Bu sayede, okuyucular, Türk edebiyatının önemli bir dönemecinde Osman Türkay'ın rolünü ve etkisini daha iyi anlama fırsatı bulacaklar.

Semra Eren Nijhar  'in bu değerli çalışması, Osman Türkay'ın eserlerini yeni bir perspektifle ele alarak onun sanatını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Kitap, Türk edebiyatının önemli bir figürünü anma ve onun edebi mirasını gelecek nesillere aktarma misyonunu üstlenirken, aynı zamanda Kıbrıs'ın edebiyat ve kültür zenginliğine de bir katkı sunuyor.



Semra Eren Nijhar’ın özverili çalışması, Kıbrıs'ın edebi mirasını yaşatmanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemini bir kez daha vurguluyor. Bu kitap, Osman Türkay'ın şairane dünyasına bir kapı aralayarak, onun unutulmaz eserlerini ve fikirlerini yeni bir nesil için de canlı tutma amacına hizmet ediyor.

Osman Türkay Hakkında Kaynaklara göre;

Özel bir İngiliz okulunda okudu. Londra'ya giderek gazetecilik ve felsefe öğrenimi gördü (1955). Şiir yazmaya ortaokul sıralarında başlayan Osman Türkay, şiirlerini Varlık ve Beşparmak dergilerinde yayımladı.

Daha sonra Londra'ya yerleşti ve İngilizce şiirler de yazmaya başlar; aynı zamanda çeviriler yaptı.



Londra'da bulunduğu 1951-56 yılları arasında şiir yazmaya ara veren şair, ilgisini başta İngiliz şiiri olmak üzere dünya şiiri üzerinde yoğunlaştırır. Şiirleri, Yunanca, İspanyolca, Çekçe gibi dillere de çevirdi.

24 Ocak 2001 tarihinde yaşlılığa bağlı sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü Girne Akçiçek Hastanesi'nde öldü.

Osman Türkay şiirlerinde insanın kâinattaki yerini göstermeye çalışır ve işler.

Şiirleriyle, pek çok ödülü kazandı. Albert Einstein Özel Barış Ödülü bunlardan biridir. "Evrende Rastgele Bir Gezinti" adlı kitabıyla, Amerikan Başarılar Enstitüsü'nün "Yılın Adamı" ve "Bin Yılın Şöhretler Sarayı" ödüllerini, Amerikan Biyografi Enstitüsü'nün "Altın Plak" ödülünü, "Başkanlık Onur Mühürü"nü, Avustralya'da "Uçan Altın Kumru" ödülünü kazandı. Türkay'ın son yıllarda aldığı ödül sayısı 50'yi aştı. Ayrıca, iki kez de Nobel Edebiyat Ödülüne aday gösterildi (1988 ve 1990).



Osman Türkay ayrıca, dünyada en çok mektup alan Türk edebiyatçısıdır. Hayranları arasında Tayland Prensesi Vemulchadra, Türkoloji Profesörü Anna Masala, Hindistan eski başbakanının eşi Sheila Gürjal ve çok sayıda aristokrat bulunuyor.

 Türkçe ve İngilizce dillerindeki Kitabını Tarafıma imzalarken Semra Eren Nijhar ile yaptığımız söyleşide;

 Nijhar “Bu iki paragrafı her zaman dile getiriyorum.

Osman Türkay’la ilgili araştırmalarımı 23 yıldır sürdürüyorum Osman Türkay’ın, dünyaca tanınan bir şairdir ve eserleri pekçok dile çevrilmiştir. Almanya’nın Goethe’si ne ise, İngilizler için Shakespeare ne anlam ifade ediyorsa, Türkiye’nin Nazım Hikmet’i, Can Yücel’i Orhan Veli’si ne ise, Osman Türkay’da KKTC ve Türkiye için aynı anlamı ifade etmektedir.” Dedi

Ayrıca Osman Türkay’ın daha iyi tanıtılması ve anlatılması için Londra’da Osman Türkay Enstitüsü açılmasının yararlı olacağını belirtti.

 Ben sadece bir insanım

Kıbrıs'ta doğdum

Biliyorum Kıbrıslıyım,

Türküm

Ama Kıbrıs'da, Türk de Rum da

Kısaca her nen evrensel bir bütünün parçaları

Öyleye dünya benim vatanım

Dünya benim üniversitem

Dünya benim tapınağım

 

Osman Türkay

 yilmazparlar@yahoo.com

10 Haziran 2023 Cumartesi

Fellowship Program Mükemmel Rami Kütüphanesi Mükemmel-Yılmaz Parlar

AVRUPAPOST GAZETE <![endif]--> AVRUPAPOST GAZETE

  Fellowship Program Mükemmel Rami Kütüphanesi Mükemmel

Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle İstanbul Valiliği himayesinde, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen IPF, yayın dünyasını Dünyanın en büyük  ilk üç arasında bulunan, İstanbul Rami Kütüphanesinde ağırladı.

Kardeşlik birliği oluşturur,  Birlik, her şeye ortak olmak ve aynı fikirde olmaktır 



Basım Yayın Meslek Birliği tarafından düzenlenen 8. İstanbul Publishing Fellowship Programı 6-7-8 Haziran 2023 tarihlerinde Rami Kütüphanesi'nde gerçekleşti. Her yıl telif ve çeviri görüşmeleri yapmak amacıyla yabancı katılımcıları İstanbul’a getiren program, bu yıl da  hibrit bir modelde yapılarak hem çevrim içi görüşmeler gerçekleşti hem de fiziki görüşmeler yapıldı.


Program kapsamında bu yıl da bir ülkenin yayıncılığının ve edebiyatının merkeze alınarak tematik bir şekilde işlendiği "Odak ülke" çalışması yapıldı ve Türkçe’den yabancı dillere telif alışverişini teşvik ederek sektörün gelişimine, kültürel iş birliğine ve tanıtımına katkıda bulunmak, telif çalışmalarını teşvik etmek ve başarıları ödüllendirmek amacıyla İstanbul Telif Ödülleri verilmesi planlandı.



Program açılış konuşmaları ile başladı

Kültür Somut Ve Somut Olmayan Miras Olarak İkiye Ayrılır

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, yaptığı açılış konuşmasında kültürün somut ve somut olmayan miras olarak ikiye ayrıldığını belirti.

Demircan "Dünyadaki bütün şehirler, kültürler ve medeniyetler kültürü geliştirmek için önce somut miraslarını ciddi şekilde ele alır. Anadolu, bu anlamda çok zengin. Geçmiş dönemlerden kalan antik kentler, tarihi mekanlar, onların restorasyonu ve onları yaşanabilir modda tutmak ve kullanabilmek çok kıymetli. Bu perspektiften baktığımızda Rami Kütüphanesi çok güzel bir örnek çünkü burası Osmanlı döneminde askeriye için yapılmış bir kışla ama aynı zamanda modernizasyonun da bir temsilcisi. Bugün tarihi ihtişamıyla ortaya çıkan bu mekan, somut mirasımızın aktarıcısı olan kitaba, yayıncılığa ve kütüphaneciliğe tahsis edilmiş." Sözleriyle Fellowship Proramın çok yerinde seçilen mekan olduğunu vurguladı.



Yayıncılık Her Şeyden Önce Gönül İşidir

TBYM Başkanı Mehmet Burhan Genç "Gönülden gönle mesajı olan, söyleyecek sözü olanın yaptığı bir iştir yayıncılık. Yayıncı sözü alır ve her bir insana, dünyanın her köşesine ulaştırmak için gayret eder, çaba harcar. Ülkeden ülkeye, dilden dile sözünü, mesajını iletmektir onun çabası. Bunun için de bir pazar gerekir ki söz dilden dile, ülkeden ülkeye taşınabilsin. TBYM olarak sekizincisini düzenlediğimiz Istanbul Publishing Fellowship, Uluslararası İstanbul Yayıncılık Profesyonel Buluşmaları bu işin pazarı olmak için var. Ama bu pazar bildiğimiz pazar değil, olabildiğince naif, latif ve zarif bir pazar söz konusu." Sözleriyle programın önemini ifade etdi. TBYM'nin 660 yayıncı üyesiyle yılda yaklaşık 150 milyon kitap üretimi yaptığını belirtdi

Zamanın Ruhu Kitaptır, Kitabın İçindekiler Dışına Saçılanlardır.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, "TBYM tarafından düzenlenen bu organizasyon, Türkiye'deki yayıncılığın dünya ölçeğinde kurduğu bir iletişim platformu olarak işlev görüyor. Ben bu noktada, birliğimizin kıymetli başkan ve yöneticilerini tebrik ediyorum. Bu kıymetli buluşma Zamanın ruhu kitaptır, kitabın içindekiler ve kitabın içinden dışına saçılanlardır."dedi sayesinde önümüzdeki 3 gün boyunca küresel, bölgesel ve yerel ölçekte yayıncılığın tüm yönleri konuşulacak, fikir alışverişi yapılacak. Bu yıl Özbekistan'ın odak ülke olarak seçilmiş olmasını da ayrıca anlamlı ve önemli buluyorum. İnanıyorum ki kardeş ülke Özbekistan'ın çok değerli yayıncılarıyla bir arada olma fırsatını değerlendirerek inşa edeceğimiz yeni iş birlikleri, kültür hazinemizin işaretleri olacaktır. Ben bir yayıncıyım. Bana göre dünya kitabın ta kendisidir. 



IPF 2024'te "Odak Ülke" Meksika olacak

Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Bilgi ve Kitle İletişim Kurumu Müdür Yardımcısı Bozorov Gayrat Nazaroviç, törenin sonunda Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’a hediye takdim etti.

Nazaroviç ayrıca, 2024'ün Odak Ülke'si Meksika'yı temsilen Meksika Yayıncılar Birliği Başkanı Hugo Setzer'e devir teslim etdi 

Açılış etkinliğine Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, Telif Hakları Genel Müdürü Ziya Taşkent, Basın Yayın Birliği Başkanı Mustafa Karagüllüoğlu ve Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk ile yurt içi ve dışından çok sayıda yayıncı katıldı.

8. Istanbul Publishing Fellowship Program, Uzak Asya'dan Latin Amerika'ya, Kuzey Avrupa'dan Afrika'ya, dünyanın dört bir köşesinden yayıncıları ağırladı.

İstanbul'u yayımcılık dünyasında bir marka haline getirip dünyanın önemli telif pazarlarından birisi yapmayı hedefleyen programa bu yıl, 214'ü fiziki, 196'sı çevrim içi olmak üzere 66 ülkeden 410 yayıncı katıldı.



Programda, 2023'ün odak ülkesi olan Özbekistan'la ilgili özel oturumlar düzenlendi.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Murat Özel'in yönettiği özel oturumda Türkiye ve Özbekistan'daki yayıncılık faaliyetleri ile iki ülke edebiyatı ele alındı.

Özbekistan Heyeti Başkan Vekili Majidov Gayrat Axadoviç, konuşmasında Yunus Emre'nin sözlerinden alıntı yaptı. Edebiyatın ülkeleri ve insanları birleştirici gücünü vurguladı.

Axadoviç "Bugün bu etkinlikte yayıncılar olarak birbirimizle tanışıp fikir alışverişinde bulunacağız. Türk edebiyatından Necip Fazıl Kısakürek, Yahya Kemal Beyatlı, Sait Faik Abasıyanık, Bahaettin Karakoç gibi yazarların ve Özbekistanlı halk şairlerinin eserleri, Bizim ülkemizde edebiyata olan ilgi en üst düzeyde." Şeklinde yazarlarımızın tanındığına değindi.

Özbekistan Yayınevi Çeviri Bölümü Başkanı Omonov Muhiddin Sattoroviç  "Sadece Orta Asya edebiyatı değil dünya genelinden pek çok eseri Özbekçe'ye çeviriyoruz." dedi.



Oturumun sonrasında Rami Kütüphanesi gezildi

Rami Kütüphanesinde Görevli Ayşenur Yaşar’dan aldığımız bilgilere göre; Hikayesine 18. yüzyılda askeri bir kışla olarak başlanan Rami Kütüphanesi; ismini atıcı, ok atan anlamlaranına gelen ve şiirlerinde kullandığı mahlası dolayısıyla da bu şekilde anılan, bölgede çiftliği bulunan Rami Mehmet Paşa'dan almıştır. 3. Mustafa devrinde inşa edilen kışla 2. Mahmut devrinde onarımdan geçmiş ve Yeniçeri Ocağının kaldırılması ile Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun karargahı ve talimhanesi olmuştur. Padişah, 1828-29 Osmanlı-Rus harpleri sırasında kışlaya yerleşerek devlet yönetimini buradan sürdürmüştür. Selimiye ve Davutpaşa kışlalarından sonra üçüncü büyük kışla niteliği taşımıştır. 


İstanbul'un işgali sırasında Fransız karargahı olarak zaptolunmuş beş yıllık bir süreçten sonra tahrip edilerek terk edilmiştir. 


1971'e kadar askeriye olarak kullanılan kışla daha sonra Belediyeye devredilmiş uzun bir süre hal esnafına ev sahipliği yapmıştır. Bu süre zarfında yüzde sekseni tahrip olan yapı 2013'te Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmiş ve restorasyonuna başlanmıştır. 13 Ocak 2023'te Rami Kütüphanesi açılmıştır.


Gece Windsor Hotelde Gala düzenlendi. Özbekistan müzik gösterimi eşliğinde  Özbek mutfağından seçkiler ikram edildi.



Sponsorlara Teşekkür Plaketleri sunuldu. 

TBYM tarafından IPF'ye katkılarından ötürü Anadolu Ajansı adına Kültür Sanat Haberleri Editörü Bünyamin Yılmaz'a, Albayrak Grubu adına Fatih Emre Tuğrul'a, DEKMEB adına Mustafa Al'a, Basın Yayın Birliği adına Mustafa Karagüllüoğlu'na, İTO adına Mehmet Akif Develioğlu'na, Üsküdar Belediyesi adına Mesut Meyveci'ye, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı adına Cemil Hakan Kılıç'a ve Rami Kütüphanesi adına Kütüphane Müdürü Ali Çelik'e plaket takdim edildi.

yilmazparlar@yahoo.com

12 Ağustos 2022 Cuma

Mango Festivali-Yılmaz Parlar

AVRUPAPOST GAZETE <![endif]--> AVRUPAPOST GAZETE

 Mango Festivali


Vitaminler, mineraller ve antioksidanlar açısından etkili sağlık yararları bulunan, binlerce yıldır Hindistan'da önemli bir mahsul olan mango tanıtımı için İstanbul Hindistan Başkonsolosluğu ve Gedik Üniverisite iş birliğiyle 10 Ağustos 2022 Çarşamba günü Teşvikiye Healin Foods mekanda festival düzenlendi. 



Hindistan'ın İstanbul Başkonsolosu Sudhi Choudhary, Gedik Holding –Gedik Üniversite Yönetim Kurulu Başkanı, DEİK Bangladeş İş Konseyi Başkanlığı ve DEİK Asya Pasifik Bölge Başkan Yardımcısı Hülya Gedik, Healin Foods sahibi Arzu Gedik festival açılış konuşmaları gerçekleştirdiler.  


Türkçe ve İngilizce konuşma yapan Hindistan'ın İstanbul Başkonsolosu Sudhi Choudhary, Çocuklarımıza ve sevdiklerimize sağlıklı beslenme konusunda yedirdiğiniz yiyeceklerle bilinçlimiyiz şeklinde giriş yaptı. Vatanı Hindistan olan mango'nun ülkenin her yerinde yetiştirildiğini, binlerce mango çeşidine sahip olduklarını, büyük bir kısmı dünya çapında ihraç edildiğini söyledi. Potasyum, beta karoten, çeşitli vitaminlerle dolu meyvelerin kralı antioksidan olduğunu dile getirdi.



Başkonsolos Sudhi Choudhary “Hindistan 2020- 2021 yılı hasatında 37 milyon dolar değerinde 21milyon tondan fazla mango ihracat etmiştir.

Türkiye’nin Hindistan mangolarına tam anlamıyla erişemediğini bu akşamda bu nedenle burada herkese tanıtmak için Hint mangosunu evinize getirmek istedik. Milyonlarca insan gibi sizin de beğeneceğinizi umuyoruz. “dedi


Türkiye Hindistan arasındaki hertürlü gelişmeleri artırmak adına özelliklede Ekonomi iş hacmini artırmaya hedefli çalışmalarıyla başarılı bir trend sürdüren Başkonsolos Sudhi Choudhary, Gedik Holding –Gedik Üniversite Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik’e ev sahipliği için teşekkürlerini sundu.

 


Kadının ekonomideki rolünü, her platformda yaptığı konuşmalardaki  fikirlerle, ufukları açan Hülya Gedik, Holding bünyesinde bulunan Gedik Üniversitesi ve yine bünyede bulunan Gedik Üniversitesinin Diyetisyen bölümlerinden eğitimli Healin Foods mekanlarında yaptığı  konuşmasında ; Başkonsolos Sudhi Choudhary ile birlikte düzenledikleri festivalde Hindistan’dan özel olarak gelen mangoları çeşitli tatlılarda ve sade mango meyvesi olarak sunacaklarını söyledi.


Sağlıklı mutfağa sahip oldukları için insan sağlığına zarar veren şeker, tuz vs. kullanmadıklarını, tamamen organik yiyecekler sunduklarını açıkladı.


Hülya Gedik, bu gibi vücuda zararlı olabileceğini düşündükleri ürünleri kullanmadıklarını, tamamen organik iyi tarım organik tarım ile üretilen ürünler ile onun içerikleriyle yapılan menüye sahip olduklarını ifade etdi.



Hülya Gedik “Bu sene beşinci yılını kutlayacağız. Güzel bir isminiz var ama bugün çok özel bir gün. Hindistan'dan gelen mangoları tanıtıyoruz. Bunun için Istanbul Başkonsolosu Sudhi Choudhary’e çok teşekkür ederim. Böyle bir konuda ev sahipliğinde bizi tercih ettiği için. Ben aynı zamanda DEİK’de İş Konseyi Başkanıyım. Kızım Arzu Gedik bu mekanın sahibi, onun da bu festivalde çok büyük katkıları var. Çok emek harcadı” Diyerek Arzu Gedik’i birkaç kelime yapmak isteyebilir şeklinde konuşmaya davet etdi


Hindistan’ın mango ihracatı için yeni coğrafya aramasını göz önünde bulundurduğumuzda; Arzu Gedik “Mangoyu Türk ithalatçılarına tanıtım için bu festivali gerçekeştirdiklerini, Hint mangolarını alıp Türkiye'ye getirmek ve farklı türde yiyecek veya içecek yapmak isteyen ithalatçılara bir ışık tutmak anlamında festivali özetledi



Sankritçede harika meyve anlamına gelen Mango, Hindistan'da M.Ö. 2000 yılına kadar uzandığı bilinmektedir.

İhracatı artırmada gıda işlemede yenilikler, meyvenin raf ömrünü uzatdığı gibi mesafe sorununun üstesinden gelen başarıyıda getirdi.

Hint mutfağının temel dayanağı ve dünya çapında popüler olan renkli, tatlı meyveler, K vitaminiyle kanın etkili bir şekilde pıhtılaşmasına ve kansızlığı  önlemeye yardımcı olur.  Ayrıca kemikleri güçlendirmede önemli bir rol oynar.

Mangolar ayrıca kan damarları ve sağlıklı kolajen oluşturmak için önemli olan ve iyileşmenize yardımcı olan C vitamini açısından da zengindir.

Mango, meyvenin sarı-turuncu renginden sorumlu bir pigment olan beta-karoten bakımından zengindir. Beta-karoten bir antioksidandır, mangoda bulunan birçok antioksidandan sadece biridir. Mangodaki antioksidanların, hücrelerinize zarar verebilecek ve potansiyel olarak kansere yol açabilecek serbest radikallerle savaştığı bilinmektedir.

Mangolar ayrıca kardiyovasküler sisteminizi desteklemek için de faydalıdır. Her ikisi de daha düşük kan basıncı ve düzenli bir nabızla bağlantılı olan harika bir magnezyum ve potasyum kaynağıdır. Ayrıca mangolar, mangiferin olarak bilinen ve ilk çalışmaların kalp iltihabını  azaltabileceğini öne süren bir bileşiğin kaynağıdır.

Bunun gibi çok yararlı bitki olan mangonun çeşitli sunumları Festivalde konuklara ikram edildi.


yilmazparlar@yahoo.com